MESNEVÎ’DE NAMAZ
Ey İmam! Tekbirin manası şudur; “Ya Rabbi! Biz sana kurbanız.”
Koyun keserken, “Allahu Ekber” denilir. Geberesi nefsi keserken de ayni şey söylenir.
Ten İsmail, can da Halil gibidir. Can, cisim üzerinde yüce tekbiri getirir.
Nefs için, “Allahu Ekber” keskin bir kılıçtır. Onunla başını kes de can fânilikten kurtulsun.
Ten kesilip şehvetten, hırstan kurtulunca namaz da besmeleyle kesilmiş bir kurban gibi olur.
Hakk’ın huzurunda kıyametteki gibi saflar kurulup münacaat ve hesap vermek için durulur.
Kıyamet korkusuyla şaşkın, Hakk’ın divanında gözyaşı dökülür.
Cenabı Hak diyecektir ki, “mahsülün hani? Verdiğim mühlet içinde işlediklerin nedir?
Ömrün nereye gitti? Kuvvetini, ten gıdanı nereye harcadın?
Göz cevherin neye yaradı? Beş duygunun rehberi nerede oldun?
Arşa ait cevherlerini, gözünü, kulağını aklını nereye harcadın, kazancın ne oldu?
Sana bel ve kazma gibi el ve ayak verdim. O ihsanlarımla neler yaptın?
Böyle dertlendirici binlerce sual, Cenabı Hak tarafından sorulur.
Kıyama kalkıldıkça kul, bu gibi suallerden utanır, iki kat olup rükûa varır.
Utancından ayakta durmaya mecali kalmayıp rükûda Hakk’ı tesbih ederek yalvarır.
Yine Canabıhak’tan, “Başını kaldır, Rabb’inin sorularına doğru olarak cevap ver” emri gelir.
Bunun üzerine mahcup kul, rükûdan kıyama kalkarsa da işi ham olduğundan yüz üstü düşer.
Yine Hak’tan, “ Başını kaldır, secdeden kalk yaptıklarını söyle” emri gelir.
Yine mahcup kul başını kaldırır, yine mahcup olarak yüzüstü düşer.
Yine Cenabı Hak’tan “başını kaldır, kıl be kıl senden hesap isterim” hitabı olur.
O hitabın heybeti canına dolduğundan artık ayakta durmaya kuvveti kalmaz.
O ağır yükü yüzünden yere oturur. Hak’tan da “Söyle,
Sana nimetler verdim, hani Hakk’ın şükrü? Verdiğim sermayeden kazancını göster!” emri gelince,
Sağ tarafa yüz tutup selam verir. Peygamberlerden şefaat bekler.
Yani der ki: “Ey ulular, şefaat edin; güç bir haldeyim, el-aman...”
Peygamberler derler ki, “Tedbir zamanı geçti. Onun, orada yapılması gerekirdi.
Ey bahtsız! Sen vakitsiz öten bir horozsun. Şimdi herkesin kendi nefsinde korku dolu.”
Bunun üzerine sol tarafa başını çevirir; hısım, akrabasından medet umar, onlar da;
“Sen kendin Halik’ına cevap ver. A efendi! Biz kimiz ki?.. Bizden elini çek!...” derler.
Ne o taraftan, ne bu taraftan bir çare var. Neylesin biçare? İşi pek çetin!
Böylece herkesten ümidini keserek dua için iki elini açıp;
“Ya Rabbi! Herkesten ümidim kesildi. Evvelce de ahir de; bana yardım edecek olan sensin” diye niyaza başlar.
Namazdaki bu açık işaretler şüphesiz böyle olacaktır.
Namaz yumurtasından civcivini çıkar. Onu usulüyle eda eyle.
Mesnevî, Sayfa 330-331, Timaş yayınları, İstanbul 2009
|